Damilakis’ten Türkiye savunma sanayi değerlendirmesi
Panteion Üniversitesi'nden Eftychios Damilakis, Türkiye'nin savunma sanayisini diplomatik nüfuz aracı olarak kullanarak Yunanistan'ın hareket alanını kısıtladığını ve Atina'nın kendi stratejik çıkar ağını oluşturması gerektiğini belirtti.

Türkiye'nin savunma sanayisindeki gelişmelerin, Ankara'nın diplomatik nüfuzunu artırarak Yunanistan'ın dış politikadaki manevra kabiliyetini daralttığı yönündeki değerlendirmeler gündemdeki yerini koruyor. Savunma ihracatındaki artış ve imzalanan uluslararası anlaşmaların, olası krizlerde uluslararası destek ortamını değiştirdiği ve Atina'yı zorlayan bir tablo oluşturduğu ifade ediliyor. Bu durumun sadece askeri güç dengesini değil, aynı zamanda diplomatik ilişkilerin seyrini de etkilediği vurgulanıyor.
Milliyet'te yayınlanan habere göre, Panteion Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Doktora Mezunu Eftychios Damilakis, Militaire'de kaleme aldığı yazıda Türkiye'nin savunma sanayisini sistematik olarak ekonomik güç ve stratejik bağlar kurmanın bir aracı haline getirdiğini savundu. Damilakis, her ihracat sözleşmesi ve ortak üretim anlaşmasının, Ankara ile işleyen ilişkilerden çıkar sağlayan devlet ve şirket ağını genişlettiğini belirtti. Yunanistan'ı doğrudan ilgilendiren bu sürecin, Atina'nın egemenlik haklarını savunması ve kriz anlarında uluslararası destek bulması gereken diplomatik zemini değiştirdiğine dikkat çekti.
Damilakis, Türkiye'nin geçtiğimiz yıl 10,05 milyar dolar olan savunma ve havacılık endüstrisi ihracatının 2024 yılına göre %48 artış yaşadığını, bu yılın ilk dokuz ayında ise ihracatın yıllık bazda %15,6 artışla şimdiden 6,93 milyar dolara ulaştığını kaydetti. Türkiye Savunma Sanayii Kurumu Başkanı Haluk Görgün'ün açıklamalarına atıfta bulunan Damilakis, sektörün bu yıl içinde 15 milyar dolar değerinde yeni sözleşmeler imzaladığını ve yıl sonuna kadar bu rakamın 20 milyar dolara ulaşmasının hedeflendiğini aktardı. Gerçekleşen ihracatın, yeni sözleşmelerin ve yurt içi siparişlerin ayrı ekonomik kategoriler olduğunu ancak bunların birlikte değerlendirildiğinde Türkiye'nin hem ihracatını hem de uluslararası endüstriyel bağlantılarını güçlendirdiğini gösterdiğini ifade etti.
ASELSAN, Baykar, TUSAŞ, ROKETSAN, STM ve Otokar gibi büyük şirketlerin artık sadece iç pazarın ihtiyaçlarını karşılamakla yetinmediğini, uluslararası ihalelere girdiğini ve Avrupa tedarik zincirlerine dahil olduğunu belirten Damilakis, bu şirketlerin eğitim, teknik destek ve yedek parça içeren kapsamlı paketler sunduğunu vurguladı. Türkiye'nin yerli siparişlerle seri üretimi destekleyerek üretim tabanını genişlettiğini ve işletmelere öngörülebilirlik sağladığını ekledi.
Yunanistan için daha büyük bir sorun olarak Ankara'nın uluslararası iş birliklerinin coğrafi kapsamının genişlemesi gösterildi. Damilakis, Kanada ile 22 Ekim'de atılan stratejik adımın ve İtalya ile insansız hava araçları konusundaki iş birliklerinin, Türkiye'nin gerginlik dönemlerinde bile yeni kurumsal bağlar kurma kapasitesini göstermesi açısından siyasi önem taşıdığını belirtti. İspanya'daki HÜRJET iş birliği, Portekiz Donanması için STM'nin üstlendiği gemi inşası, Polonya ve Romanya'nın Bayraktar TB2 tedariki gibi örnekler sıralandı. Değeri 8 milyar sterline varan 20 adet Eurofighter Typhoon savaş uçağı tedarik anlaşmasının ise Ankara'yı çok uluslu bir Avrupa savunma ağına dahil ettiği, Türkiye'nin aynı anda tedarikçi, alıcı ve ortak üretim merkezi haline geldiği kaydedildi.
ABD ile ilişkilerde de Ankara'nın kritik programlarda Amerikan teknolojisine bağımlı kalırken savunma kanallarını yeniden kurmayı hedeflediği belirtildi. Yazısının sonunda Damilakis, Türk savunma sanayisinin oluşturduğu stratejik ve ekonomik çıkar ağı nedeniyle Yunanistan'ın dış politikasının baskı altında kaldığını savundu. Bu durumun, Türkiye ile iş birliği yapan ülkelerin otomatik olarak Yunanistan aleyhine tavır alacağı anlamına gelmediğini, ancak bu ülkelerin Yunanistan ile ilişkileri koparmamak için daha fazla gerekçeye sahip olduğunu ifade etti. Yunanistan'ın 'korku dolu ve pasif bir dış politika' izlememesi gerektiğini belirten Damilakis, Avrupa dayanışmasının ötesine geçilerek savunma sanayii, enerji ve teknoloji gibi alanlarda kendi stratejik çıkar ağının oluşturulması gerektiğini önerdi.
TürkAta Haber Ajansı
TürkSav